İLKÖĞRETİMDE MATEMATİK ÖĞRETİMİ ve ÖĞRETMENİN ROLÜ

Etkili matematik öğretimi birden çok değişkenle ilişkilidir. Öğretmen, öğrenci, sınıfın fiziki koşulları, program ve daha sayılabilecek diğer pek çok unsurlar bütünleştiğinde etkili bir öğretimden söz edilebilmektedir. Tüm bu unsurlar etkili matematik öğretimi için de geçerlidir. Etkili matematik öğretiminin temel amacı öğrencilere matematikle ilgili bilgi ve becerileri gerekli olan durumlarda kullanabilecekleri ve yine gerekli durumlarda yeni bilgilere uyarlamada aktarabilecekleri anlamda kazandırmaktır. Bu temel amacı gerçekleştirebilmek kuşkusuz bir çok unsurun dikkate alınmasıyla mümkündür.

Etkili matematik öğretiminde rolü olan faktörleri aşağıdaki şema çerçevesinde incelemek mümkün olabilir.

 

 

 

 

Etkili Matematik Öğretmeni

 

Şemada da görüldüğü üzere pek çok unsur etkili matematik öğretiminde rol oynamaktadır. Ancak etkili öğretimi sağlamada en önemli rol öğretmenlere düşmektedir.  Etkili öğretmen nitelikleri üzerinde literatürde pek çok sayıda araştırmaya rastlanmaktadır. Bu araştırmaların her biri değişik bir bakış açısı ile konuya yaklaşmış, bazı araştırmalar daha çok etkili öğretmen özellikleri üzerinde değişik kademelerdeki (ilköğretimden yükseköğretime kadar) öğrenci görüşlerine başvurmuş, bazı çalışmalarda öğretmen ya da idareciler ya da veli görüşleri de alınmıştır.

Bu çalışmaların tümü analiz edildiğinde araştırmacıların etkili öğretmen özelliklerini değişik sınıflamalar altında açıkladıkları görülmektedir. Bu sınıflamalar içinde öğretmenin kişisel özelliklerini dikkate alan araştırmalar ve öğretmenin deneyimi üzerinde yoğunlaşan çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmaların dışında öğretmenin sahip olması gereken bilgi türleri üzerinde odaklaşan çalışmalar da dikkat çekicidir. Bu konuya işaret eden araştırmacılardan biri de Mc Namara (1991) olmuştur. McNamaraya göre öğretmenin sınıf ortamındaki becerileri iki hususla ilişkilidir:

 

1.Öğretmenin öğretim sürecindeki becerileri: daha çok dersi planlama, çeşitli ve uygun öğretim stillerini, öğretim materyallerini etkili kullanma, öğrencilerin öğrenmelerini değerlendirmede uygun metotları kullanma ile ilgili becerilerdir, tüm bunlar da genel pedagoji bilgisi ile ilgilidir.

2. Öğretmenin becerileri ayrıca konu bilgisine de bağlıdır. Bu iki durumun bir araya gelmesiyle pedagojik içerik bilgisi meydana gelir.

Bu konuda görüş bildiren bir diğer araştırmacı ise Ball (1990)olmuştur. Ball'a göre matematiği öğretmek için anlamak ve matematik bilgisi gereklidir. Matematiği etkili öğretmek için temel olan matematik bilgisidir. Fennema ve Franke (1992) ise matematiği etkili öğretmek için gerekli bilgi türleri olarak şunları belirtmektedir:

1.İçerik bilgisi: Öğretmenlerin kavram, işlem ve problem çözme bilgilerini içeren bilgidir.

2.Pedagoji bilgisi: Etkili planlama stratejilerini, sınıf yönetimi ve motivasyonu sağlama tekniklerini içerir.

3.Öğrenci hakkında bilgi: Özellikle öğrencilerin düşünme ve öğrenme süreçleri ile ilgili bilgileri içerir.

 

 

Konu bilgisi                                                         Genel Perdagoji Bilgisi

 

                                                                                              -öğrenme ve öğrenen bilgisi

                                                                                              -sınıf yönetimi bilgisi

                                                                                              -Program ve öğretim bilgisi

                                                                                         

 Pedagojik İçerik Bilgisi

                                               -öğrencileri anlama bilgisi

                                               -program bilgisi

                                               -öğretim stratejileri bilgisi

 

 

Grossman (1990) tüm bu araştırmacıların söylediklerini özetler bir biçimde etkili bir öğretmende: 1.Konu Bilgisi (İçerik)

2.Genel Pedagoji Bilgisi (Öğrenci ve öğrenme, Sınıf yönetimi, Program bilgisi, Diğer) ve

3.Pedagojik İçerik Bilgisi (öğrencileri anlama, program ve öğretimsel stratejiler bilgisi)

olması gerektiğini belirtmektedir.

McDiarmid (1990) pek çok aday öğretmenin, ilköğretim düzeyinde matematik gibi alanlarda konu bilgisinin basit olduğu ve öğretime başlamak için bu bilgiye sahip oldukları yönünde düşündüklerini belirtmektedir. Adaylar genel olarak ne öğretecekleri ve nasıl öğretecekleri konusunda sıkıntı çekmediklerini, ancak biraz daha metod ve sınıf yönetimi stratejileri konularında bilginin yararlı olacağı yönünde düşünmektedirler.

 Diğer taraftan Huckstep ve arkadaşları (2002) zayıf konu bilgisinin konu öğretimini olumsuz etkileyeceğini belirtmişlerdir. Goulding ve arkadaşları (2002) da zayıf alan ya da konu bilgisinin aday öğretmenlerin öğretimi planlama becerileri üzerinde etkisi olacağını belirtmişlerdir. Ernest (1989) e göre ise matematik öğretimi bilgisinin iki boyutu vardır:

1.        Pedagojik matematik bilgisi: problem çözme, kavramlar, güçlükler, yaygın yapılan hatalar, etkinlikler vs.

2.        Matematik program bilgisi

Ernest (1989) bu iki genel bilgi türününden başka şu bilgi türlerinden bahsetmektedir:

·         Matematik bilgisi

·         Konu bilgisi

·         Matematik öğretimi bilgisi

·         Matematik pedagoji bilgisi

·         Matematik öğretimi için sınıf düzenlemesi ve yönetimi bilgisi

·         Matematik eğitimi bilgisi

Araştırmacıya göre etkili matematik öğretmeninin matematik bilgisine ihtiyacı vardır. Diğer bilgiler ise bunu tamamlayıcı nitelik taşır ve bu bilgilerin içinde alan bilgisini tamamlayan en önemli bilgi türü: matematiğin nasıl öğretileceğini bilme ile ilgili olan bilgi türüdür.

Çakmak (1999) araştırmasında İngiltere ve Türkiye'deki aday ve deneyimli öğretmenlere matematiği öğretirken en önemli olduğunu düşündükleri bilgi türlerini sıralamalarını istemiştir. İngilere örnekleminde yer alan aday ve deneyimli öğretmenlerin verdikleri cevaplar incelendiğinde, her iki gruptaki öğretmenler kendileri için en önemli bilgi türünün 'genel öğretim becerileri' olduğunu belirtmiştir. İkinci sırada 'özel strateji ve teknikler bilgisi' yer almıştır. Üçüncü sırayı deneyimli öğretmenler için 'matematik bilgisi' alırken adaylar için 'genel öğretim becerileri' almıştır. Bu da aday ve deneyimli öğretmenlerin benzer biçimde düşündüklerini göstermektedir. Türkiye örnekleminde yer alan  aday ve deneyimli öğretmenlerin cevapları analiz edildiğinde,  adaylar için ilk sırada 'matematik bilgisi' yer alırken, deneyimli öğretmenler 'program bilgisi' ni işaretlemişlerdir. İkinci sırada adaylar 'genel öğretim blgilerin' ni vurgularken, deneyimli öğretmenler 'matematik bilgisi'ni vurgulamışlardır. Bu cevaplar ise aday ve deneyimli öğretmenlerin matematik öğretirken dkkate aldıkları bilgi türleri önceliklerinin farklılıklar gösterdiğini ifaede etmektedir.

                Buraya kadar anlatılanlar çerçevesinde, matematik öğretiminde öğretmenlerin önemli role sahip oldukları, bu anlamda öğretmenin sahip olduğu bilgi ve beceri türlerinin de öğretimi doğrudan etkilediği yönünde özetlenebilir.

                Tüm bunlara ek olarak, öğretmenler öğretime yönelik bilgi ve becerilerini kullanarak, sınıflarda öğretim sürecini aktifleştirebilirler ve öğrencinin öğrenme sürecine etkin katılımını sağlayabilirler. Bunu gerçekleştirmede şu hususlar dşkkate alınabilir.:

·         Çeşitli öğretim yöntemleri kullanılabilir.

·         Problem çözmeye dayalı, araştırma ve keşfetmeye dayalı çalışmalar yapılabilir.

·         Öğrenme etkinlikleri içinde öğrencilerin birlikte çalışmaları sağlanabilir.

·         Öğrencilere zaman zaman birbirlerinin çalışmalarını değerlendirmeleri için imkan sağlanabilir.

·         Öğrencilerin çalışmalarını ya da projelerini sunmaları sağlanabilir.

·         Çeşitli öğretim materyalleri kullanmaları sağlanabilir.

Aktif öğrenmenin sonuç olarak öğrenci için sağladığı kazanımlar değişik alt başlıklar altında şu şekilde toplanabilir.

 

 

Aktif öğrenme neler sağlar?

 

Bilişsel Öğrenme:

  • Problemler konusunda düşünme
  • Tahminler yürütme, hipotezler kurma
  • Diğer çocuklarla ya da yetişkinlerle tartışabilme
  • Arkadaşlarının düşüncelerinden yararlanma
  • Verilen durumlar hakkında konuşma, ne olduğunu ve nasıl olduğunu açıklama
  • Yeni fikirler oluşturmada ve bunları geliştirmede önceki deneyimleri kullanma
  • Keşfetme (kendi kendine ya da grup etkinlikleri ile)
  • Planlama
  • Problem çözme becerileri
  • Ölçme, eşleme, sınıflama, hesaplama
  • Yüksek dil düzeyi ya da dili zengin zengin kullanma
  • Daha çok merak
  • Yüksek zihinsel yeterlik
  • Daha çok imgeleme

Duyuşsal öğrenme:

  • Başarıyı hissetme
  • Başarısızlıkla karşılaşma durumunda ısrarlı olma
  • Diğer arkadaşlarının başarı ve mutluluğunu paylaşma
  • Yeteneklerinin farklılaştığını, ama geliştirilebileceğini öğrenme
  • Başarının pek çok yolu olduğunu öğrenme

Fiziksel öğrenme:

  • El-göz koordinasyonu
  • El becerisini geliştirme

Sosyal öğrenme:

  • İşbirliği içinde çalışma
  • Birlikte düşünme
  • Birbirine yardımcı olma
  • Başkalarını algılama becerisi
  • Daha çok empati kurma becerisi

 

Aktif öğrenme; öğrencilerin uygulamalı olarak, etkinlikler yoluyla ve kendi deneyimleri ile öğrendikleri bilgi ve becerileri bütünleştirdikleri bir öğrenme türü olarak tanımlanabilir (Kyriacou, 1997).Aktif öğrenmenin öğrenciler için sağlayacağı yararlar bilişsel, duyuşsal, psikomotor ve sosyal kategorilerde açıklanabilir. Dil becerisini geliştirme, beraber çalışma alışkanlıklarını kazandırma, problem çözme, analiz ve sentez becerileri, paylaşma, birbirine soru sorma ve birbirlerinden öğrenme gibi aktif öğrenmenin sayılabilecek pek çok katkısı olduğu söylenebilir.

Aktif öğrenmenin en önemli katkılarından biri öğrencilere sorumluluk duygusu ile kendi bireysel yeteneklerini ortaya çıkarabilecekleri çalışma alışkanlıkları kazandırmasıdır (Waterhouse, 1995). Bu noktada öğretmen tarafından kullanılcak öğretim yöntemleri ve etkilerinden söz edilebilir.

Problem çözme, drama vs. gibi öğrencileri öğrenme ortamında aktif yapacak öğretim yöntemlerinden biri oyun yöntemidir. Oyun yöntemi özellikle ilköğretim matematik öğretimi için oldukça kullanışlı ve öğrenciler için yararlı bire yöntemdir.

Aktif öğrenmeyi sağlayacak bir diğer yöntem ise problem çözmedir. Bilindiği gibi problem çözme aynı zamanda bilimsel bir tekniktir ve çeşitli basamakları vardır. Problemi anlama, problem için çözüm yolları üretme, alternatif çözüm yollarından birini seçme, deneme ve çözüme ulaşma olarak sırlanabilen problem çözme yöntemi sınıf ortamında kullanıldığında, bu aşamaların gerçekleşme sürecinde öğrencilerin aktif olmasını gerektirmektedir. Bu yöntemde öğretmen anlatır, öğrenci dinler ve anlar, yerine öğrenci çabalar, öğretmen yönlendirir.

Aktif öğrenme aynı zamanda sınıf organizasyonu ile de ilişkilidir. Örneğin düz anlatım yöntemi tüm sınıfa yönelik olarak kolaylıkla uygulanabilirken, problem çözme, grup çalışmaları, küçük grup projeleri için sınıftaki öğrencilerin oturma düzenleri değişik biçimlerde düşünülebilir.

Kısaca etkili matematik öğretiminde bir önemli husus da aktif öğrenmedir. Aktif öğrenmeyi sağlarken öğretmenler birden çok yöntem ve teknik kullanabilirler. Ancak burada önemli olan hangi yöntemin hangi konularda kullanılabileceğini belirleyebilmek ve bunları uygulama konusunda yeterli bilgi ve becerileri edinmektir.

Tüm bunlar öğretim sürecinde kullanılacak değişik teknikler ve yöntemlerle sağlanabilir. Bu teknikler arasında ilköğretim matematik öğretimi için daha çpk problem çözme, oyun, araştırma gibi öğrencilerin katılımının daha etkin olacağı bazılarını örnek olarak vermek mümkündür.

 

SONUÇ VE ÖNERİLER

Etkili matematik öğretiminde rol oynayan pek çok unsur olmakla birlikte, en önemli rol ve sorumluluklar sınıflarda öğretmenlere düşmektedir. Öğretmenlerin matematik konu bilgisi ve pedagoji bilgisini birlikte kullanmaları, özellikle ilköğretimdeki öğrencilere matematiksel temel bilgi ve becerileri kazandırmalarını kolaylaştırıcı bir rol oynayacaktır.

Etkili matematik öğretimi sadece matematik bilgisini öğrencilere iletmek değil, öğrencilere matematik aracılığı ile matematiksel düşünce ve süreçleri derinlemesine anlamalarını sağlamak üzere yardımcı olmaktır.

Matematiği anlamak fikirler, olaylar ve süreçler arasındaki ilişkileri kurmak olarak tanımlanabilir. Etkili matematik öğretimi anlamayı temel alan bir öğretimdir.

Etkili bir öğretim için öğretmenlerin öğrencilerini motive etmeleri önemlidir, ancak yeterli değildir. Etkili matematik öğretmek için öğretmenin kendisini de motive edecek çabalar içinde olması önemlidir. Bunun için yeni çalışmaları takip etmek, bunları öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanma çabaları motivasyonu kazanmada önemli etkilere sahiptir.

Etkili matematik öğretimi için işbirliğine dayalı öğrenme yolu da kullanılabilir. Bu tür çalışmalarda öğretmenin rolü bilgiyi hazır bir biçimde öğrenciye aktarmaktan çok, öğrenciye rehberlik etmektir.

Etkili matematik öğretimi için öğretmenler aynı zamanda öğrencilerin deneyimlerini ve yeteneklerini matematik yoluyla kullanmalarını sağlayacak öğrenme atmosferini oluşturmaktır.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !