MATEMATİK VE YAŞAM

Laplas'ı, Öler'i anlamak ise matematikle özel ilişkinin ve bilgilenmenin ölçütüdür.

 

Matematik yaşamı doğrulamıyor. Matematik'in yaşamla ilişkisi olduğu bilinir ve doğrulanabilir. Matematik'in yaşamla ilişkisi konusunda savları olan matematikçiler, matematikseverler bunları birebir ilişkilendirirler ve matematiğin, yaşamın soyutluğunla denkliğini/özdeşliğini kurarlar. Yaşamda matematik vardır; matematikte yaşam azdır; yaşam matematikten çoktur.

Matematik yaşamı izler; yaşam, matematiğin önünden gider. Matematik başlangıçta yalını ve güzeli simgelerdi; kesinliği açıklardı. Zamanla yaşam karmaşıklaştı. Günümüzün matematik dilini, göstergelerini kullanan matematikçiler yaşamı taklit edercesine, matematiğin özünü yalanlarcasına öyle karmaşık ve uzun işlem ve kanıtları kullanır olmuşlardır ki: iyi ki, yaşam matematiği izlemiyor diyesi geliyor insanın; yaşam bayağı yalın ve güzel kalıyor bugünkü matematik yazılımına göre.

Yaşamla matematiği denkleştirmenin karşıtını da düşünebiliriz. Matematik yaşamı güzelleştirmeye uğraşır diyebiliriz. Yaşamda eğriler, dönümler belirgindir. Doğrusallıklar matematik doğrusallığı değildir; iki nokta arasındaki en kestirmeyi yaşamda bulamayan insan çoktur. Yaşamın çevrimi ve çemberinin pi'si, katsayısı durağan değildir; değişir durur.

Yaşamda "ideal"i arayanlar erken düşerler, yorulurlar. Matematik "ideal"in öteki adıdır. Üçgen, dörtgen, çokgen, çember matematiğin idealleridir. Yaşamın idealleri onca kesin, onca düzgün, onca ideal olamaz. "İdeal" dünyada herşey güzeldir, herşey açıktır, Herşey çekicidir. "İdeal" bir gerçeklik değildir; "ideal" ardında koşulan güzeldir. Matematik idealle başladığından, matematiğin güzelliği yaşamı bulmaktır; yaşamı açıklamaktır.

Matematik buluş ve açıklama gücüdür. Matematiği yaşamdan ayıran sayılarıdır, niceliktir. Sayılar soyuttur, nesneler somuttur. Nesnelerin sayılması, sıralanması, kümelendirilmesi işi ile ya da sayı, sıra, dizi, küme kavramları ve nesneler evreni ayrıdır. Soyut nesneler düşünülebilir ama nesne somutu çağrıştırır. somut nesneler sayılabilir, sıralanıp dizilebilir ve kümelere ayrılabilir ama sayı, sıra, dizi, küme açıklama için araçtır; kendi başlarına, soyutluklarıyla amaç değildir.

Matematiğin kuralları, kuramları, belitleri, kanıtları vardır; matematiğin somutluklarıdır bunlar. Yaşam içinse; kural, kuram, belit, kanıt çok soyuttur. Matematikte kural, kuram, belit, kanıt başlangıçta vardır ve sonuca gitmek için yararlıdır. Yaşamın kuralları, kuramları sonuçtadır; beliti ve kanıtı yoktur yaşamın.

Yaşamın sorunlarının çözümsüzlüğü apaçıktır; matematiğin sorunlarının çözümsüzleri kısıtlıdır. Yaşamın bilinmezleri çoktur; matematiğin sonsuzu vardır, matematiğin sonlu ayrımları vardır ve bilinmezlerini dönüştürme yolları ve yöntemleri vardır.

Matematiğin tarihi ile yaşamın tarihi de aykırıdır. Yaşamın tarihi milyarlarca yılla ölçülürken, matematiğin tarihi binlerce yılla bilinir. Yaşamı çoğaltıp, bugüne getirenleri milyarlarca iken; matematiği geliştirip, yayanlar binler, belki de yüzbinlerdir olsa olsa. Felsefe, mantık, dil, hesap matematiğin öteki adı değildir; matematiğin felsefe, mantık, dil ve hesapla ilişkisinin çakışma noktası tanımsızdır.

Matematiğe ve matematikçiye değişik yaklaşır ya da uzaklaşır insanlar. Matematiği oyun gibi seven, matematikle oynayanlar kendilerinde özel güç bulurlar. Salt onlar mı? Onlardaki bu güce imrenenler de pekiştirir o gücü. Kimi zaman matematik korkuyla benzeşir. Korkutmak için matematik kullananı ya da matematik gücüyle korkutanları matematiğin gücünü kötüye kullananlardan sayabiliriz.

Matematiğin büyükleri olduğunca, matematiğin dostları, matematiği uğraştıranları vardır. Pisagor, Tales, Öklid geleneksel devlerdir; onları doğrudan ya da dolaylı tanımamak, adını bilmemekle eşdeğerlidir. Dekart'ın, Paskal'ın katkıları; astronominin, fiziğin matematikçileri Kepler, Nevton bilmek için yüksek öğrenim gerekmez. Laplas'ı, Öler'i anlamak ise matematikle özel ilişkinin ve bilgilenmenin ölçütüdür. Kant'ı tanıyan, bilenler matematiği uğraştırmasını da bilirler. Hilbert, Rieman, Gödel ise en az Dekart, Paskal düzeyinde önemliyseler de; uzmanlığın ölçütüdür.

Geçmiş yüzyıllarda felsefe, fızik ve astronomi matematiği ençok ilerleten uygulama alanlarını açarken; yüzyılımızda elektrik mühendisliği ve bilgisayarların matematikle ilişkileri salt matematiğin ençok kullanımını değil, matematiğin ençok ilerletilmesinin ardındaki itici güçleri tanımlar.

Bertran Russell'ın matematiğin dilini ve mantığını simgelerle birliğini bulma ideası henüz gerçeklenmemiş olsa da, geleceğin önkoşuludur. Matematik ile uygulaması ise Beethoven ile Beethoven'ı seslendiren, dillendiren ilişkisini çağrıştırır.

Matematiğin önündeki büyük sorular, çözülmemiş sorunlar ile çözülemez sorular/sorunlar yumağı yeni matematikçileri matematiğin uygulamasından, matematiğin soyutluğu düzeyinde tutmaktadır. Biyolojiden iktisata, psikolojiden müziğe matematiğin salt desteğini değil, matematiğin varoluşunu simgeleriz. Geleceği öngörmeye kalksak şunu demenin güvenirliği yüksek olmalıdır diyebiliriz:

Matematik yaşamda dallanıp budaklandıkça yeniden arınacak, yeniden yalınlaşacaktır. Ne zaman ki, matematik saydam bir varoluşla, varlıkla karşılıklı bağımsızlığa kavuşacak; o zaman matematik bugünden güçlü olacaktır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !